Neler yeni

Evde Kal Türkiyem 💕

Korona virüs ve sebep olduğu COVID-19 hastalığından kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı 14 Kural'a uymanızı önemle rica ederiz.

Daha Fazlası

UzmanYazar Sponsorluk 🎭

Öneri, istek, görüş, reklam ve sponsorluk, anlaşmaları hakkında bilgi almak için, iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Daha Fazlası

Forum Kuralları! 📨

Uzmanazar | kendine özgü kuralları olan, sınırsız özgürlük vaat etmeyen, akla her gelenin söylenmesinin ve isteyenin dilediği gibi davranmasının söz konusu olmadığı bir ortamdır.

Daha Fazlası

Osmanlı'da Lütf-i Celil Sınıfı - Zırhlı Korvet Tipi Savaş Gemileri

Katılım
7 Mart 2021
Mesajlar
89
Tepki Puanı
79
Puanı
3
Yaş
45
Konum
Turkey
Web
uzmanyazar.net
Eğitim
Lise
İlgi Alanı
Java
Cinsiyet
Takım
lIr3ry
Medeni
DisPVx
Lütf-i Celil sınıfı, 1860'ların sonlarında Osmanlı donanması için Fransa'da inşa edilmiş bir çift zırhlı korvet tipi savaş gemisidir. Sınıf, Lütf-i Celil ve Hıfzu'r-Rahman gemilerinden oluşmaktaydı. İki gemi de başlangıçta Mısır Eyaleti tarafından sipariş edilmiş; ancak yapım aşamasında iken Osmanlı İmparatorluğu'na devredilmiştir. İki gemi de döner taretli gemi türündeydi ve ön taretinde iki 229 mm Armstrong top, arka taretinde ise iki 178 mm Armstrong top taşıyordu.

Her iki gemi de 1877-1878 Rus-Türk Savaşı sırasında görev yaptı. Lütf-i Celil 11 Mayıs 1877'de Tuna üzerinde Rus topçu bataryaları tarafından batırıldı. Hıfzu'r-Rahman Tuna ağzında Rus mayın gemileriyle girdiği çatışma haricinde önemli bir çatışmada yer almadı; savaştan sonraki yirmi yıl boyunca donanmanın geri kalanıyla beraber Haliç'te bekledi. 1897'de Osmanlı-Yunan Savaşı'nın patlak vermesiyle seferber edildi; ancak Osmanlı filosunun geri kalanı gibi kötü durumdaydı. 1909'da satıldı ve parçalandı.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Mısır Eyaleti, 1860'lı yılların başlarında merkezi hükûmetin gücüne tekrar meydan okumak için bir silahlanma programı başlattı ve bu programın bir parçası olarak birkaç zırhlı savaş gemisi sipariş etti. Bu programa 1866'da Fransa'dan sipariş edilen iki Lütf-i Celil sınıfı gemi de dâhildi. Eyalet, en son yirmi yıl önceki İkinci Mısır-Osmanlı Savaşı'nda merkezi hükûmet ile karşı karşıya gelmişti. Uzun süren müzakerelerden sonra, Mısır'ın verdiği diğer imtiyazların yanı sıra Lütf-i Celil ve Hıfzu'r-Rahman dahil olmak üzere yeni sipariş edilen Mısır zırhlılarının 29 Ağustos 1868'de merkezi hükûmete devredilmesi ile kriz çözüldü.

Özellikleri​


Lütf-i Celil sınıfı gemiler 62,18 m dikmeler arası, 64,4 m toplam uzunlukta; 13,6 m genişliğindeydi ve su çekimleri 4,4 metreydi. Gemi gövdeleri demirden yapılmıştı ve burunda bir mahmuz yer alıyordu. Baş kasara ve arka kasara yükseltilmişti. Geminin deplasmanı normal yükte 2.540 metrik tondu. Mürettebat 12 subay ve 110 denizciden oluşuyordu.

Gemiler, iki vida pervaneyi çeviren tek bir yatay bileşik buhar motoruna sahipti. Buhar, gemi ortasında bulunan tek bir bacaya bağlı iki adet kömürle çalışan kutu kazan tarafından sağlanıyordu. Motor 2.000 belirtilen beygir (1.500 kW) gücündeydi ve en çok saatte 12 deniz mili (22 km/sa) hıza ulaştırabiliyordu; ancak kötü bakım sebebiyle 1877'de gemiler sadece 10 deniz miline (19 km/sa) ulaşabilmekteydi. Lütf-i Celil 300 metrik ton kömür taşıyabiliyordu. Gemide üç direkli ilave bir barka yelken teçhizatı da yer almaktaydı.

Lütf-i Celil ve Hıfzu'r-Rahman, iki 229 mm ve iki 178 mm namludan doldurmalı Armstrong topları ile donatılmış monitör tipi gemilerdi. Her bir top çifti, geminin merkez hattı üzerinde döner bir tarete monte edilmişti. 229 mm toplar ön tarette, 178 mm toplar ise ana direğin arkasındaki arka tarette yer alıyordu. Taretler elle döndürülüyordu. 1875'te her iki gemiye birer adet 120 mm Krupp top eklendi. 1891-1894 yıllarında Hıfzu'r-Rahman kısmen yeniden silahlandırıldı. İki 229 mm top, bir çift 150 mm Krupp top ile değiştirildi, dört 37 mm Hotchkiss ve iki 25,4 mm Nordenfelt top ilave edildi.

Gemilerin zırhları dövme demirden yapılmıştı. Zırhlı kemerleri gemi ortasında 140 mm kalınlıktaydı, zırh kalınlığı baş ve kıça doğru incelerek 120 mm'ye düşüyordu. Zırh koruması su hattının üstü ve altında 0,76 m kadar uzanıyordu. Ana kemerin üzerinde 76 mm kalınlığında zırhlı borda kaplamaları taret tabanlarını, cephanelikleri ve makine odalarını koruyordu. Yan zırhın üst kısmı 38 mm kalınlığındaki zırhlı güverteye bağlanıyordu. Taretler 140 mm'lik demir zırhla kaplıydı.

Lütf-i Celil​


Lütf-i Celil


Lütf-i Celil (Anlamı: "İlahi Lütuf"), Osmanlı Donanması'nın Lütf-i Celil sınıfının öncü gemisi olan zırhlı savaş gemisiydi. Başlangıçta Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı özerk bir devlet olan Mısır Hidivliği tarafından sipariş edilen Lütf-i Celil, Osmanlı hükûmetinin Mısır'ı gemiyi teslim etmeye zorlaması ile Fransa'daki Forges et Chantiers de la Gironde tersanesinde yapım aşamasındayken Osmanlılara devredildi. Lütf-i Celil, 1877'de 93 Harbi sırasında aktif görevde bulundu ve Rus güçlerinin Tuna'yı geçmesini önlemek için operasyonlarda bulundu. 11 Mayıs'ta devriye gezerken bir Rus topçu bataryasıyla çatışmaya girdi. Geminin kazan dairesine isabet eden bir top mermisinin yol açtığı patlamada gemi mürettebatın çoğu ölürken gemi de battı.

Lütf-i Celil'in Tasarımı​


Tam boyu 64,4 m, genişliği 13,6 m olan Lütf-i Celil'in su çekimi 4,4 metreydi. Gövdesi demirden yapılmıştı ve burunda bir mahmuz yer alıyordu. Geminin deplasmanı normal yükte 2.540 metrik tondu. Mürettebatı 12 subay ve 110 denizciden oluşuyordu.

Gemi, iki vida pervaneyi çeviren tek bir yatay bileşik buhar motoruna sahipti. Buhar, gemi ortasında bulunan tek bir bacaya bağlı iki adet kömürle çalışan kutu kazan tarafından sağlanıyordu. Motor 2.000 indike beygir (1.500 kW) gücündeydi ve en çok saatte 12 deniz mili (22 km/sa) hıza ulaştırabiliyordu; ancak kötü bakım sebebiyle 1877'de gemi sadece 10 deniz miline (19 km/sa) ulaşabilmekteydi. Lütf-i Celil 300 metrik ton kömür taşıyabiliyordu. Gemide ilave bir barka yelken teçhizatı da yer almaktaydı.

Lütf-i Celil iki adet yivli 229 mm ve iki adet 178 mm Armstrong ağızdan dolma top ile silahlandırılmıştı. Her silah çifti geminin orta hattına monte edilmiş döner bir silah taretinde yer alıyordu. 229 mm toplar ön tarette, 178 mm toplar ise ana direğin arkasındaki arka taretteydi. Geminin zırhlı kemeri dövme demirden yapılmıştı. Ortasında 140 mm kalınlığa ulaşan zırh, baş ve kıça doğru incelerek 120 mm'ye düşüyordu. Ana kemerin üzerinde 76 mm kalınlığında zırhlı borda kaplamaları taret tabanlarını, cephanelikleri ve makine odalarını koruyordu. Taretler 140 mm'lik demir zırhla kaplıydı.

Lütf-i Celil'in Hizmet geçmişi​


Lütf-i Celil Bordeaux'daki Forges et Chantiers de la Gironde tersanesinden 1867 yılında sipariş edildi ve geminin inşasına ertesi yıl başlandı. Gemi, aslen Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı bir özerk devlet olan Mısır Hidivliği tarafından sipariş edilmişti; ancak Mısır'ın bağımsız çabalarına karşı bir hamle olarak Padişah Abdülaziz, 5 Haziran 1867'de Mısır'ın yabancı tersanelere sipariş ettiği tüm zırhlıların teslim edilmesini talep etti. Müzakerelerin ardından gemi, 29 Ağustos 1868'de resmen Osmanlı İmparatorluğu'na devredildi. 1869'da denize indirildi ve 1870'de deniz denemeleri tamamlandı. Gemi, Mart 1870'de Osmanlı filosunda hizmete girdi. Lütf-i Celil tamamlanmasının ardından Birleşik Krallık ve Fransa'da inşa edilen diğer zırhlılarla beraber 1866-1869 Girit İsyanı sonrasında adanın stabilize edilmesine yardımcı olmak üzere Girit'e gönderildi. Bu dönemde Hobart Paşa yönetimindeki Osmanlı filosu, tercüme edilen İngiliz talimatnamelerini okumaktan ibaret olan sınırlı eğitimler dışında büyük ölçüde hareketsiz kaldı ve herhangi bir uygulamalı eğitim faaliyetinde bulunmadı. Lütf-i Celil; kardeş gemisi Hıfzu'r-Rahman, Avnillah ve Muin-i Zafer ile birlikte Asya Filosu'nun II. Tümen'ine atandı. 1875 yılında gemiye Krupp tarafından üretilen tek bir 120 mm top eklendi.

Osmanlı filosu, Eylül 1876'da Rusya ile çatışmaya hazırlanmak için seferber olmaya başladı. Bu aşamada Rusya ile gerginlikler birkaç yıldır büyüyordu; 1875'in ortalarında Bosna'da bir ayaklanma başlamıştı, Temmuz 1876'da ise Sırbistan Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmişti. Rus-Türk Savaşı (93 Harbi) 24 Nisan 1877'de Rusya'nın savaş ilanı ile başladı. Savaşın başında, Lütf-i Celil ve Hıfzu'r-Rahman Tuna Tümeni'ne atandı ve Rus kuvvetlerinin nehri geçmesini önlemek ile görevlendirildi. 11 Mayıs'ta gemi Tuna'da İzmail açıklarında seyir halindeyken 152 mm havanlar ve 25 librelik yivli topların yer aldığı bir Rus topçu saldırısına uğradı. Rus toplarının mermilerinden biri gemiye, muhtemelen kazan dairesine, isabet etti ve gemiyi tahrip eden büyük bir patlamaya neden oldu. Nehir monitörü Feth-ül İslam yirmi kişiyi nehirden topladı; ancak mürettebatının çoğu, yaklaşık 160 subay ve denizci patlamada öldü.

Hıfzu'r-Rahman​


Hıfzu'r-Rahman

Hıfzu'r-Rahman (Anlamı: Merhametli Koruyucu), Osmanlı Donanması için 1860'ların sonlarında inşa edilen Lütf-i Celil sınıfı zırhlı korvetlerin ikincisiydi. Başlangıçta Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı özerk vasal devlet olan Mısır Hidivliği tarafından sipariş edilen gemi, Osmanlı hükûmetinin Mısır'ı zorlaması ile henüz Fransa'daki Forges et Chantiers de la Gironde tersanesinde yapım aşamasındayken Osmanlı donanmasına devredildi. Taretli gemi türündeydi ve ön taretinde iki 229 mm Armstrong top, arka taretinde ise iki 178 mm Armstrong top taşıyordu.

Hıfzu'r-Rahman, 1877-1878 Rus-Osmanlı Savaşı (93 Harbi) esnasındaki çatışmalarda yer aldı. Rus kuvvetlerinin Tuna'yı geçmesini engelleme görevini yerine getirdi. Sulina limanını savunurken, Rus gambotlarıyla sonuçsuz bir çatışmaya girdi. Osmanlı filosunun kötüleşen durumunu ortaya koyan 1897'deki Osmanlı-Yunan Savaşı'nın patlak vermesine kadar yirmi yıl boyunca Haliç'te atıl durumda kaldı. Yeniden yapılanma programı kapsamında 1890'ların başlarında Tersane-i Amire'de yeniden inşa edildi. Bununla birlikte başka bir önemli görevde yer almadı ve 1909'da hurda olarak satıldı.

Hıfzu'r-Rahman'ın tasarımı​


Tam boyu 64,4 m, genişliği 13,6 m olan Hıfzu'r-Rahman'ın su çekimi 4,4 metreydi. Gövdesi demirden yapılmıştı ve burunda bir mahmuz yer alıyordu. Geminin deplasmanı normal yükte 2.540 metrik tondu. Mürettebatı 12 subay ve 110 denizciden oluşuyordu.

Gemi, iki vida pervaneyi çeviren tek bir yatay bileşik buhar motoruna sahipti. Buhar, gemi ortasında bulunan tek bir bacaya bağlı iki adet kömürle çalışan lokomotif kazanı tarafından sağlanıyordu. Motor 2.000 belirtilen beygir (1.500 kW) gücündeydi ve gemiyi en çok saatte 12 deniz mili (22 km/sa) hıza ulaştırabiliyordu; ancak kötü bakım sebebiyle 1877'de gemi sadece 10 deniz miline (19 km/sa) ulaşabilmekteydi. Hıfzu'r-Rahman 300 metrik ton kömür taşıyabiliyordu. Gemide ilave bir barka yelken teçhizatı da yer almaktaydı.

Gemi, iki adet yivli 229 mm ve iki adet 178 mm Armstrong ağızdan dolma top ile silahlandırılmıştı. Her silah çifti geminin orta hattına monte edilmiş döner bir silah taretinde yer alıyordu. 229 mm toplar ön tarette, 178 mm toplar ise ana direğin arkasındaki arka taretteydi. Geminin zırhlı kemeri dövme demirden yapılmıştı. Ortasında 140 mm kalınlıkta olan zırh, baş ve kıça doğru incelerek 120 mm'ye düşüyordu. Ana kemerin üzerinde 76 mm kalınlığında zırhlı borda kaplamaları taret tabanlarını, cephanelikleri ve makine odalarını koruyordu. Taretler 140 mm'lik demir zırhla kaplıydı.

Hıfzu'r-Rahman'ın hizmet geçmişi​


Hıfzu'r-Rahman, Bordeaux'daki Forges et Chantiers de la Gironde tersanesinden 1867 yılında sipariş edildi ve geminin inşasına ertesi yıl başlandı. Gemi, aslen Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı bir özerk devlet olan Mısır Hidivliği tarafından sipariş edilmişti; ancak Mısır'ın bağımsız çabalarına karşı bir hamle olarak Padişah Abdülaziz, 5 Haziran 1867'de Mısır'ın yabancı tersanelere sipariş ettiği tüm zırhlıların teslim edilmesini talep etti. Müzakerelerin ardından gemi, 29 Ağustos 1868'de resmen Osmanlı İmparatorluğu'na devredildi. Geminin tamamlanan gövdesi 1869 yılında denize indirildi, donatımı ve deniz denemeleri 1870 yılında tamamlandı. Aynı yılın Mart ayında Osmanlı filosuna katıldı. Tamamlandıktan sonra, İngiltere ve Fransa'da inşa edilen diğer zırhlılar ile birlikte, 1866-1869 Girit İsyanı sonrasında adanın sükunete kavuşturulması için Girit'e gönderildi. Bu dönemde, Hobart Paşa yönetimindeki Osmanlı filosu, tercüme edilen İngiliz talimat kılavuzlarını okumakla sınırlı eğitim dışında büyük ölçüde hareketsiz kaldı. Hıfzu'r-Rahman; kardeş gemisi Lütf-i Celil, Avnillah ve Muin-i Zafer ile birlikte Asya Filosu'nun II. Tümen'ine atandı. 1875 yılında gemiye Krupp tarafından üretilen 120 mm bir top takıldı.

Osmanlı filosu, Eylül 1876'da Rusya ile olası bir savaşa hazırlanmak üzere seferber olmaya başladı. Rusya ile gerginlikler birkaç yıldır büyüyordu; 1875'in ortalarında Bosna'da bir isyan başlamış, Temmuz 1876'da ise Sırbistan Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmişti. 93 Harbi, 24 Nisan 1877'de Rusya'nın savaş ilanı ile başladı. Savaşın başında, Hıfzu'r-Rahman ve Lütf-i Celil, Tuna Filosuna atandı ve Rus kuvvetlerinin nehri geçmesini önlemekle görevlendirildi. Hıfzu'r-Rahman, Muin-i Zafer ve Asar-ı Şevket ile birlikte Tuna'nın ağzındaki Sulina limanına konuşlandı. Gemilere üç sahil tahkimatını destekleme ve limana denizden yaklaşımı savunma görevi verildi. Kasım ayından başlayarak, küçük gemilerden oluşan bir Rus filotillası, Osmanlı gemilerini engellemek için Sulina'ya bir mayın tarlası yerleştirmeye çalıştı. Mukaddeme-i Hayr'ın 8 Kasım'da Rus mayın gemilerini kovalamasının ardından, Ruslar ertesi gün havan donanımlı gambotlarla yeniden saldırdı. Bu çatışmada Hıfzu'r-Rahman, kazanlarından birine isabet eden bir top mermisi ile vuruldu ve geri çekilmek zorunda kaldı.

Gemi, donanmanın geri kalanıyla beraber 1878'de İstanbul'da Haliç'e çekildi ve sonraki yirmi yıl üzerinde bir işlem yapılmadı. 1891-1894 yılları arasında Tersane-i Amire'de modernize edildi. Silahları revize edilerek iki orijinal 229 mm topu çıkarıldı ve yerine iki 150 mm Krupp top takıldı. Ayrıca dört adet 37 mm Hotchkiss top ve iki 25,4 mm Nordenfelt top ilave edildi.

Osmanlı-Yunan Savaşı başlangıcında, Şubat 1897'de II. Filo'ya atandı. Osmanlılar filoyu teftiş ettiklerinde Avnillah da dahil olmak üzere neredeyse tüm gemilerin, üç modern Hydra sınıfı zırhlıya sahip olan Yunan Donanması'na karşı savaşmaya uygun olmadığını tespit etti. Gemilerin çoğu çürümüş gövdelere sahipti ve mürettebatları iyi eğitilmemişti. Filo, Nisan ve Mayıs ayları boyunca mürettebatın moralini yükseltmek amacıyla Ege Denizi'ne birkaç kez sortiye çıksa da, Osmanlıların Yunan kuvvetlerine saldırmaya niyeti yoktu. Bu operasyonlar sırasında Hıfzu'r-Rahman, Çanakkale Boğazı'nın ağzındaki Morto Koyu'na yerleştirilirken zırhlı korvetlerin geri kalanı güvenli bir şekilde boğazın içinde kaldı. Nihayet Padişah II. Abdülhamid'i gemilerin yabancı tersanelerde modernize edilmesini öneren bir yeniden inşa programına izin vermeye zorladı. Hıfzu'r-Rahman bu programa dahil edilmedi. Gemi 1909'da hizmet dışı bırakıldı ve 31 Temmuz'da imha listesine alındı. Aynı yılın 11 Kasım'ında hurda olarak satıldı ve daha sonra söküldü.
 

Konuyu Okuyan Kullanıcılar

Uzman Yazar Reklam Alani